Nestoria, klasik konut ya da klasik ticari yapı yaklaşımının ötesinde; yaşam, sosyal etkileşim ve şehir deneyimini aynı kurgu içinde buluşturan bütüncül bir kent projesi olarak tasarlandı. 9 bloktan oluşan mimari kompozisyon; konut yaşamını açık hava ticari alanları, kamusal meydanlar ve sosyal buluşma noktalarıyla bir araya getirerek şehir içinde yeni bir yaşam odağı oluşturuyor.
Mimarlık yalnızca bina tasarlamak değildir. Bazen bir yaşam biçimi tasarlamaktır. Bir yapının merkezinde mağaza da olabilir. Ama biz bir meydan tasarladık. Nestoria’nın kalbinde; insanları yalnızca yönlendiren değil, bir araya getiren bir açık hava kamusal kurgu yer alıyor.
Su öğeleri, amfi basamakları, sosyal toplanma alanları, geçirgen dolaşım aksları ve çok katmanlı açık yaşam kurgusu…
Amaç yalnızca işlev üretmek değildi. Şehirle ilişki kuran bir ritim oluşturmaktı.Çünkü iyi mimarlık yalnızca kullanılan değil; yaşanan mekân üretir. Nestoria’da mesele yalnızca estetik değildi. Kent yaşamının değişen alışkanlıklarına cevap veren yeni nesil bir mekânsal kurgu oluşturmaktı.
Açık hava ticari deneyimi, sosyal yaşam alanları, konut ölçeğiyle dengeli ilişki, yatay mimari yaklaşım ve insan ölçeğini merkeze alan tasarım dili… Bu proje; kapalı kutular yerine nefes alan şehir parçaları üretme fikrinin sonucu. Mimarlık bazen yalnızca yapı değil, şehir davranışı tasarlar. Nestoria bunun güçlü örneklerinden biri.
Yarın. Şimdi.